Bugun...



KARACASU PİDESİNİN MASTER CHEFİ


facebook-paylas
Güncelleme: 19-11-2018 13:39:40 Tarih: 19-11-2018 13:14

KARACASU PİDESİNİN MASTER CHEFİ

Antalya YAPEX Fuarı’nı bitirip konakladığımız otelden kahvaltımızı yaptıktan sonra İzmir'e doğru yola düştük. Dönüş rotamıza arabada karar verdik. Karacasu'dan mı, yoksa Denizli’den mi derken öğlen oldu ve acıktık. Sonunda yaylaların içinden geçip, “Meşhur pidesinden yeriz” diyerek Karacasu'da karar kıldık. Telefona sarılıp, Karacasu Belediye Başkanı Mustafa Büyükyapıcı’yı aradım ama ulaşamadım. Belediyenin basın bürosuna uğrayıp, dergimizin son sayılarından birkaç tane bıraktım. Basın biriminde görevli arkadaşlara, “En leziz pideyi nerede yiyebiliriz” diye sordum. Başkana ait işyerinin karşısındaki pideciyi tavsiye ettiler ve “Master Chef Hikâyemiz” burada başladı.

KARACASU’NUN MASTER CHEFİ

 

Namı dünyaya yayılan, festivali düzenlenen, müptelalarının kilometrelerce yol kat ederek yemeye geldiği Karacasu Pidesi’nin büyük ustalarından Halil İbrahim Köse ile tanıştık, bu işin sırrını sorduk.
Pidelerinin çok sevilmesinde, yörenin en taze ürünlerinin kullanılmasının etkili olduğunu belirten Köse, “Pidenin meşhur olmasında payım büyük, benim sırrım, işimi ve eşimi çok sevmem” dedi.

 

Şirin Pide Salonu’nun sahibi Halil İbrahim Köse, 52 yaşında, 41 yıldır pidecilik yapıyor ve uzun yıllar çalışmak istiyor. 6 bin 500 nüfuslu ilçede kardeşi Mehmet Köse, oğlu Süleyman Servet Köse ve 8 çalışanı ile hizmet veren Halil İbrahim Usta’nın işiyle ilişkisi, ‘aşk’ noktasında… Usta, şöyle diyor:
“Başarılı olmamın iki nedeni var. Bunlardan biri işimi çok sevmem, diğeri de eşimi çok sevmemdir.”

 

1973 yılında pideciliğe Nazilli’de başladığını söyleyen Köse, şöyle devam ediyor: 1986 yılında açtığı işletmesinde, 28 yıldır hizmet veriyor. Çırak bulmada zorlandıklarını söyleyen Köse, “41 yıllık ustayım, bunca çalışanım var, yeri geldiğinde bulaşık bile yıkıyorum. Çünkü işe buradan başladım. Başarılı olmak isteyen herkesin de buradan başlaması ve yeri geldiğin gocunmadan bulaşık yıkaması gerekir.”

HAMURU GÜNDE İKİ KEZ YOĞURURUZ

 

Köse, “Çoğu meslektaşıma hamuru günde iki kez yoğurmalarını tavsiye ederim. Geceden hamuru yoğurup gün sonuna kadar aynı hamur ile çalışırlar. Bizde ise sabahtan öğleye kadar çalışılacak hamur yapılır, öğleden sonra tekrar hamur yoğrulur, işin bir diğer sırrı budur” şeklinde konuşuyor.

 

ETİ KENDİ KESTİĞİ SIĞIRDAN ELDE EDİYOR

 

Pidenin yanı sıra ızgara et ürünleri ve sulu yemek çeşitleriyle de hizmet veren Köse ile sohbetimiz şöyle ilerliyor: “İşimizi yaparken ilçemizin yüzünü ağartma, misyonunu yürütüyoruz. İlçemize, önemli bir misafir geldiğinde gönül rahatlığı ile ağırlanabileceği bir mekân ve menüye sahibiz. Pidemiz kadar ızgara et ürünlerimizle de meşhuruz. Çünkü kullandığımız eti kendi kestiğimiz hayvanlardan elde ediyoruz. Hayvanları önce veteriner hekime kontrol ettirip, mezbaha veterinerinin kontrolünden sonra kestiriyoruz. 240- 270 kilo arkasında erkek sığır eti kullanıyoruz. Bu kilonun altı da, üstü de bizim ürün lezzetimizi olumsuz etkiliyor. Pidemizin hamur kıvamı, pişirme özelliği kadar kullandığımız et ve diğer malzemeler de Karacasu Pidesini meşhur yapan unsurlardır. Pidenin üstüne koyduğumuz tereyağı da yöreye özgü özel üretimdir. Salatadaki narekşisi, zeytinyağı da öyle… Güveci de Karacasu’muzun meşhur toprak tavasında, odun ateşinde pişiriyoruz” dedi.

TAHİNLİ PİDE’NİN MÜPTELALARI VAR

 

Denizli, Aydın, Nazilli, İzmir ve daha birçok yerden Karacasu’ya pide ve yemek yemeye gelen müşterileri olduğunu belirten Köse, şunları aktarıyor: “İstanbul’a, Ankara’ya ve Türkiye’nin dört bir yanında oturan ve ürünümüzün müptelası olan müşterilerimize paket yapıp tahinli pide de gönderiyoruz. Buraya, iş için bir tanıdığının geldiğini duyan, bizden tahinli pide getirmesini istiyor. Ürünlerimizin bu denli sevilmesi, bizi çok mutlu ediyor.”

MÜŞTERİLERİ DENETLİYOR

 

İşlerinin çok yoğun olduğunu ifade eden Köse, sözlerine şöyle nokta koyuyor: “Bize hasta olmak bile yasak. Tek tatilimiz yılda bir gündür. O da Kurban Bayramı’nın ilk günüdür. Onun dışında her gün açığız. Ben sabaha karşı 05.00 sıralarında dükkânıma gelir, gece 23.00’da evime giderim. Gündüzleri üst katta bulunan dinlenme odamda dinlenirken sandalye seslerinden, aşağının kalabalıklaştığını hisseder, hemen inerim. Çeşitli sebeplerden dolayı kısa süreliğine ya da bir kaç günlüğüne işyerinde olmasam. Müşterilerim benim yerime iş yerimi denetliyor. Kimileri anında telefonla arayarak, kimileri de ilk karşılaştığımızda gördüğü eksiği söylüyor.”




Bu haber 1684 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI