Bugun...



SIFIR NOKTADAN ‘ZİRVEYE TAŞIDI’

Manisa’nın merkez ilçesi Şehzadeler, bütünşehir yasasıyla kuruldu. 4,5 yıl öncesi binası bile yoktu. Çelik’in ekibiyle birlikte şekil verdiği ilçe, fiziki ve sosyal projeleriyle dikkatleri çekiyor

facebook-paylas
Güncelleme: 18-10-2018 11:07:43 Tarih: 18-10-2018 10:35

SIFIR NOKTADAN ‘ZİRVEYE TAŞIDI’

Şehzadeler, Manisa’nın iki merkez ilçesinden, 170 bin nüfuslu bir ilçe… Bütünşehir yasasıyla sıfırdan kurulan belediye, hizmet binası olmadan işe koyulmuş. Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik, 57 bin hanede tek tek yapılan görüşmelerden elde edilen verilerle kolları sıvamış. Kentin ihtiyacı olan fiziki projeleri hayata geçiren Başkan Çelik, bir yandan da örnek sosyal projelerin altına imza atmış.

 

Çelik’le makam odasında, biraz siyaset ile Türkiye ve dünya meseleleri odaklı söyleşi yaptık. Kendisini Şehzadeler’de yaşayan insanların mutluluğu için adayan Çelik, “Belediyecilik sadece yol-kaldırım yapmak değil. İnsanların hayatına dokunmak, mesainin en az yüzde 50’sini sosyal projelere ayırmak gerekiyor” diyor. Halkla İlişkiler konusunda aldığı eğitimi, belediyenin hizmetlerine bire bir yansıtan Çelik, kendisini arayan her vatandaşla mutlaka görüştüğünü söylüyor. İşte o röportaj:

    •    Sıfırdan kurulan bir belediyesiniz. Bugüne nasıl geldiniz? Sosyal projeleriniz ne durumda?

 

    •    Bu şehirde yaşayan insanların mutluluğunu tesis etmek ve arttırmak için çalışıyoruz. Yol yapmak, temizlik yapmak ya da park-bahçe yetmez. Fiziki ihtiyaçları gidermek yetseydi, intihar vakaları dünyanın en gelişmiş ülkelerinde daha fazla yaşanmazdı. Mesaimizin yüzde 50’sini, insanımıza değerli olduğu hissini vermekle ilgili harcıyoruz. Onların gönlünü alacak; ruhuna, kültürüne, sanatına hizmet edecek çalışmalar yapıyoruz.

 

    •    İnsanların hayatlarına dokunmaya nasıl başladınız, neler yaptınız?

 

   •    Seçilir seçilmez 57 bin hanedeki her bir vatandaşla tek tek görüştük. Öneriniz nedir, talebiniz nedir, ihtiyaç ve beklentileriniz nedir diye sorduk. Oradan gelen verilere göre, hizmetleri ve projeleri planladık. Mesela bir mahallede aşırı derece çocuk oyun grubu talebi geldi. Gidip bir baktık ki, oyun grupları hem yetersiz hem de eskimiş. Hemen üç oyun grubu koyduk. Belki biz oraya 20 milyon liraya bir bina yapsak, o insanları bu kadar mutlu edemezdik.  İnsanlar, “Benim belediyem, beni adam yerine koydu” diye düşündü.  

 

    •    Beyaz Masa’nız bunun için mi?

 

    •    “Halkla ilişkilerde marka olacağız” dedik. Vatandaşımıza bir telefon kadar yakınız. Cep numaram herkeste vardır. Arayanla kesinlikle görüşürüm. Açamazsam, geri ararım. Birkaç saatim bu görüşmelerle geçer. Müdürüme aratırım. Bu aynı zamanda belediye içinde oto kontrolü sağlıyor. Personelim, memnuniyetsiz gönderdiği bir vatandaşın sonrasında beni arayacağını bilir. Sosyal medya dâhil bütün iletişim kanallarımız sonuna kadar açıktır.

 

    •    Nereden başladınız?

 

   •    Hoş geldin bebek projesini bu şehirde ilk biz başlattık. 8 binin üzerinde aileyi evlerinde ziyaret ettik. “Bir Yastıkta Yarım Asır Projesi” ile 50 yılı aşkın süredir evli olan çiftlerimizi buluşturduk. Aynı zamanda bu evlilik müessesinin önemine yönelik olumlu algı yaptı. Evde hasta ve yaşlı bakım hizmetleri veriyoruz. Haftada bir gün hastane ziyaretleri yapıyoruz. Bir ihtiyacınız var mı diye soruyor, kolonya hediye ediyoruz. Tedavinin yüzde 50’si psikolojiktir.

 

    •    İkram çeşmeniz var diye biliyoruz.

 

    •    Organize sanayi bölgesinde binlerce çalışan var. Duraklara ikram çeşmeleri kurduk. Pazar günleri hariç 4 bin 500 kişi bu ikram çeşmelerinden çorbasını içer. Okula giden öğrenci, işe giden işçi, camiden çıkan vatandaş rencide olmadan, “Bana çorba ver” demek zorunda kalmadan çorbasını içer.

    •    Personelinizden memnun musunuz?

 

    •    Benim iki kırmızıçizgim var. Birincisi milletin emanetine halel getirmemek. Bir dosya kağıdını bile heba etmemek.  Paranın döndüğü birimleri, “Bak kardeşim çalma ve çaldırma, yakarım” diye uyarırım. İkinci kırmızıçizgim de şu: Bir kamu kurumuna gittiğinizde size nasıl davranılmasını istiyorsanız, siz de vatandaşa öyle davranın. “Evde hanımla kavga ettim, o yüzden vatandaşa da ters davrandım”, işte bunu asla affetmem. Eksiğin, yetersizliğin olabilir. Seminere gönderirim, o eksiği giderirsin.

 

    •    Diğer siyasi partilerle ilişkiniz nasıldır?

 

    •    Her siyasi partiyle ilişkimiz iyidir. Rahatlıkla ararlar, şurada şu eksik var diye söylerler. İlk cem evini bu ilçede biz yaptık. Bunu oy almak için yapmadık. Onların ödediği vergiler var. Nasıl ki o vergilerle cami yapıyoruz, cem evi de yapmak zorundayız. Okullara hiçbir dönemde yapılmadığı kadar hizmet götürdük. 170 bin nüfusumuz, 320 bin dönüm çok verimli tarım arazimiz var. Biz 3 bin 500 kilometrenin üzerinde malzemeli ve malzemesiz ova yolu bakımı yaptık. Daha önce traktör gidemedikleri yoldan şimdi arabalarıyla gidebiliyorlar.

 

    •    Yönetim anlayışınız nedir?

 

    •    Kimseye tepeden bakmadık. Bu görevlerin özelliği budur. Herkesi kucaklamak, sabırlı olmak, alttan almak ve herkesi mutlu etmek için çaba harcamak gibi bir görevimiz var. Bizim kapımız herkese açık. Siyasi yelpazenin en sağından, en soluna kadar herkes bizimle görüşebilir. Her partinin meclis üyesi, milletvekili olabilir ama belediye başkanı bir tanedir.

 

    •    “Bir daha aday olmayacak” diye bir algı var.

 

    •    Siyaseti, belli hedeflere gelmek için yapmadım. Bundan sonra da yapmam. Farklı bir adamım ben…  Burada fedakârlık yaparak hizmet ediyorum. Allah korusun, “Buradan zenginleşeyim, servet edineyim” diye hesabım yok. Milletin malına zarar getireceksem, Allah benim canımı alsın diye bir duam vardır. Ne yer ne de yediririm. Kendi işimden daha hassas davranırım. Bizim gecemiz gündüzümüz yok, hafta sonumuz yok. Çalıştıkça da dinleniyoruz, daha çok çalışmak istiyoruz. İnsanların mutluluğu bizi mutlu ediyor. Biz bir hareketin, bir davanın mensubuyuz. Ak Parti’nin üyesiyiz, neferiyiz, gönüllüsüyüz. Bize nerede bir görev düşerse, biz onu yaparız. Önüne böyle hedefler koyup, bu hedeflere koşan birisi değilim. Benim hedefim mevcut bulunduğum yerde görevimi en iyi şekilde, alnımın akıyla yapmaktır. Daha iyi yapabilecek, daha çok oy alacak, daha bir heyecan katacak bir arkadaşımız çıkar, ben onun yanında çalışırım.

 

‘HER ŞEY MENFAAT DEĞİL Kİ”

 

Başkan Çelik’le söyleşimizde, dünyanın nereye gittiğini de konuştuk. “Çok mu bireyseliz” sorumuza şu yanıtı verdi: “Her şey menfaat değil. Vatan gibi, bayrak gibi, idealler gibi değerler var. ‘Atma, Paylaş’ adıyla proje başlattık. Vatandaşın evinde kullanmadığı ya da atmayı düşündüğü eşya veya giysileri, tamir ve tadilatını yaparak ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz.  İnsanları vermeye alıştırıp, bu mutluluğu ve hazzı yaşatmalıyız. Merhamet ve paylaşıma önem veriyoruz. Sadece kendi yaşam konforu için çalışan birisinin, ülke geleceğine kazandıracağı bir şey yoktur.

 

 ‘GÖNÜL COĞRAFYAMIZ VAR”

 

İmkânı olan herkesin Balkanları görmesini isteyen Çelik, Türkiye’nin bir gönül coğrafyası olduğunu söyledi ve şu anısını anlattı: “Asırlar önce bir medeniyet kurmuş, insanları sömürmemiş, eziyet etmemiş, asimile etmemişiz. Arnavutluk’ta Besim isimli bir kişiye, “Arnavutların en azından bir kısmında Osmanlı’ya olan sevgi devam ediyor mu?” diye sordum. Besim kızdı, “Burada herkes Osmanlı’yı sever ve dua eder. Şu köprüler, yollar, camiler, eserlerin hepsi Osmanlı’dan kalma. Medeniyet getirdi, asimile etmedi, adaleti tesis etti.”

 


    •    170 bin nüfusumuz, 320 bin dönüm çok verimli tarım arazimiz var. Biz 3 bin 500 kilometrenin üzerinde malzemeli ve malzemesiz ova yolu bakımı yaptık. Daha önce traktör gidemedikleri yoldan şimdi arabalarıyla gidebiliyorlar.

 

Başkan Yardımcısı Bilal Demir, Yerel Gözcü Genel Yayın Yönetmeni ve Yerel Gözcü Temsilcisi Artun Sucuoğlu’na fiziki projelerin tanıtımını yaptı.




Bu haber 2173 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI